kendime diyorum :) GERCEK SEVGİ NEDİR? al cevabı iste

2007-02-14 16:55:00

GERÇEK SEVGİ Arthur, Merlin 'in yanından ayrılmadan önce çok karamsarlaştı. Nerdeyse on beş yaşındaydı ama diğer insanları çok az görmüştü. "Onlara katılacağın için üzgün müsün ?" diye sordu Merlin. "Her şeyden önce sen de onlardan birisin." Arthur uzaklara baktı. "Hüzünlüyüm ama sebebi bu değil." "Peki ne öyleyse?" "Sana bir şey sormak istiyorum ama nasıl soracağımı veya sorsam mı sormasam mı bilmiyorum." "Durma" Arthur kararsız bir şekilde baktı. "Bana öğrettiğin dersler hakkında değil.Ama her şeyden çok bilmek istediğim bir şey, yani bana söyler misin acaba..."Boğazı düğümlendi ve durdu. "Belki de aşık olmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorsun?" Arthur kafa sallayarak onayladı. Merlin 'in önsezisi ile kurtulmuş olmaktan mutluydu. Yaşlı büyücü bir süre düşündü ve "Her şeyden önce unutma ki gerçekten önemli bir şey sordun. Aşk hakkında sözlerle anlatılamayacak bir şey vardır, ama önce benimle gel" dedi. Arthur 'u öğle güneşinin parladığı bir açıklığa götürdü. Merlin 'in elinde güneşe doğru tuttuğu, yanan bir mum belirdi. "Yanıp yanmadığını görebiliyor musun ?" diye sordu. "Hayır" dedi Arthur. Güneş o kadar parlaktı ki mumun alevi görünmüyordu. "Ama bak" dedi Merlin. Bir pamuk parçasını muma yaklaştırdı ve pamuk hemen yanıverdi. "Bunun aşkla ne ilgisi var?" diye sordu Arthur, ama Merlin yanıtlamadı. Sadece yılan otunun çiçeğini alıp suyundan iki damla Arthur 'un parmaklarına sıktı. "Tadına bak" dedi. Arthur yüzünü ekşitti. "Çok acı" dedi. Merlin çocuğu göle götürüp ellerini yıkamasını söyledi. "Şimdi suyun tadına bak" dedi. "Acılık kaldı mı?" "Hayır" dedi Arthur. "Ama bunun aşkla ne ilgisi var?" Merlin yine karşılık vermedi ve çocuğu ormanın daha da derinlerine götürdü. "Şimdi kıpırdamadan otur" dedi sessizce. Arthur söyleneni yaptı. Biraz ileriden bir fare açıklığa fırladı, ama daha hareket edemeden bir kartal fareyi kaptı ve avıyla birlikte yüksek sarp kayalıklardaki yuvasına uçtu. Arthur şaşkınlıkla, "Ama bana aşktan bahsedeceğini... Devamı

... 41. yilimin kutlamalari 41 gun 41 gece Izmir' de basliyo

2006-11-08 13:27:00

Sevgili Sevgili bugunun sozu su:   "Herkesin her sey oldugu yerde hic kimse hicbirsey degildir. Tecrube herkesin hatalarina verdigi isimdir." Oscar Wilde amcam soyluyor.   Gecenlerde dusunuyordum ki Sevgili, icimde birikmis yine yazilarim. Hem de bak neler neler bu sefer, hepsini bir bir yazacagim...   1. si Objektif'in canli programinda bulbul olmak, konuyla ilgilenenlerle bakis acimi paylasmak isterken, kardesimin arayip "allahumme ya velud, agzini bagla dilini tut" mu dedi artik ne dediyse bilmem, dengemi sasirtmasi ve bulbul gibi sakima deneyimimi saskin ordek gibi kalma durumuna cevirmesi. (Valla etkili bir duadir istemediginiz seyleri duymak istemediginizde, kurtulmak istediginizde kullanabilirsiniz. Ayiptir soylemesi ben de denedim :)    2. si bir dolunay'dan ( 07.ekim) diger dolunaya ( 05. kasim) 'a kadar bir omur daha yasamis olmam. Hani derler ya o gunlerim geldi herhalde kendi adima, bir gunde bir omur yasiyorum yasimi siz hesaplayin artik...   3. su hayatin sag gosterip sol indirmesi sebebiyle yasami anlamak icin durup bi nefeslendigimde Muruvvet annemin kedisi Corni'nin (Rusca KARA demek) son uc gundur beni sifa surecine alip yaptigi ilginc samanik tekniklerle icimi, disimi bi guzel temizlemesi, yeni bir donguye hazirlamasi ve yeniden yurumeye baslatmasi... kisaca hayvanlar aleminin degerli varliklarinin hayatimizdaki inanilmaz etkisi... Anlayana tabii...   ... daha da var ama en onemlisi bugune kadar 40 gun 40 gece kutladigim dogum gunumun artik 41 gun 41 gece kutlanma surecinin basladigini yazmak istedim.   Evet 12 kasim 2006 da 41 yasima giriyorum. Onemli bir yastir biliyorsunuz. Peygamber farkindaligi surecim basladi yani. (+) ve (-) leriyle tum yasadiklarimi, kendimi ve herkesi oldugu gibi kabul etmek sevmek ve bundan sonra daha cok uretmek icin enerjimi organize etmek yasi...    Simdi sevgili, &n... Devamı

Bu aksam iftar yemegi ile baslayan TAMAMLANMA rituelimize ve yen

2006-10-10 11:26:00

TAMAMLANMA NIYETIYLE CIKMISTIM YOLA... Sevgili, Iste niyetim buydu bu hayat yolculugumda. Icimdekini disimda aramistim hep ben de herkes gibi yillarca. Sonra AYNA'yi farkettim. "Hayir o, bu, su ben degilim" dedikce yuzlestim kendi goruntulerimle bir, bir... Ve oylesine bir hal aldi ki bu durum, icinden cikilmaz, yenilmez, yutulmaz oldu. Kucucuk bir cikin yaptim temel ihtiyaclarimi, vurdum kendimi yollara... Canim cok acidi, yuzum samaroglanina dondu... Tukurduler yagmur dedim ve hep yoluma devam ettim. Hepsini yazdin elimden geldigince, dilim dondugunce... Hep soyle bir duam oldu: "Ne olursa olsun, gordugumden hic hoslanmasam da , hazirim Allah'im, gormem gerekeni gormek istiyorum"... Gordum, kavga ettim ama sonunda kabul ettim... :( En son gecen gece (06.10.2006) Kadikoy'de bir bankta oturdum... O gun en son cep telefonumu da kaybetmistim. Ve Allah'ima son kez seslendim. "Bittim artik" dedim... (biktim degil!) "Kalkmiyorum buradan! Ya bir yol ac, ya ne yapacaksan yap, ya da nereye atacaksan at artik beni! Benim degil, senin istedigin olsun!" :) Ses geldi vallaha... " Cek kendini kendi yolundan!" dedi... Emir buyuk yerdendi... Dinledim... Kalktim... Ayaklarimi sersest biraktim... Zaman gece yarisini az gece... Hic yapmadigim birseyi yaptim. Onlarin evinin kapisini caldim... Yeni uyumuslar. Kapiyi actilar, mahmur mahmur baktilar... Sevindiler. Onlar da ne zamandir beni beklerlermisler... Hayallerim kirik, dokuk ve cok yorgunum... Sicak bir cay, saglam bir omuz, sefkatli bir kucaklamayla sarmaladilar bir sure Tanri adina... Uyuttular, uyumusum... Sabah uyandim... Dinlediler, dinlediler, dinlediler... anlattilar, anlattilar, anlattilar... Dinledim, dinledim, dinledim... Ancak doyduk ve acildik vallaha... 22.09.2006 da Bakirkoy'de yururken bir anahtar bulmustum yolda. Kırık bir anahtar... Sadece ustu vardi, azicik da ucu... Aldim onu yerden, "Seni yarim degil herseyinle TAM istiyorum!"... d... Devamı

Farkindaligin Yolu UCUNCUGOZ'un kapisi acildi... DAVETLISINI

2006-10-10 11:20:00

Beden- zihin- ruh butunlugunde farkindalik callimalarina iletisim koprusu olan UCUNCUGOZ DERGISI; YAYINCILIK- EGITIM ve DANISMANLIK HIZMETLERİ LTD. STI. Harbiye'de ki yeni yerinde hizmetlerine basliyor. Farkindaligin Yolu UCUNCUGOZ'un kapisi acildi... Haftalik Programimiz: *** Tarih: 10.10.2006 sali acilis Saat: 19:30- 21:30 Lira degeri: DAVETLISINIZ... *** Tarih: 12.10.2006 persembe PARA SEVGIDIR seminer Saat: 19:30- 21:30 Lira degeri: 20 ytl. *** Tarih: 14- 15.10.2006 cumartesi- pazar 2 gun PARA SEVGIDIR egitimi Saat: 09:30- 19:30 Lira degeri: 360 ytl. Tel: 0212 241 3088/89 Adres: Halaskargazi cad. Hulya ap. No. 131 kat: 7 daire: 7 Harbiye, Istanbul (Metrodan Taksimle Sisli arasındaki Osmanbey duraginda indiginizde Pangalti cikisindan cikacaksiniz. Taksim tarafina dogru yururken sagda 131 numara.) Bilgi icin: 0532 726 9385 Ekrem Yarar -- icimdeki oz, icinizdeki oz'u selamlar... Guler Pinarbasi http://www.blogcu.com/parasevgidir/645953 Devamı

bir elimde kibrit, oburunde kutusu!

2006-10-03 17:22:00

sevgili,   buradan sonrasini anlamak istiyorsan bu mailleri en sondan okumaya basla... ---------- Forwarded message ----------From: Guler Pinarbasi < gulerpinarbasi@gmail.com>Date: Oct 3, 2006 12:25 PM Subject: Re: Bir elimde kibrit, öbüründe kutusu:To: biliyorum... anlat, seni dinlemek en buyuk zevkti benim icin... simdi hatirladim... ve dinle beni... buna ihtiyacim var... On 10/3/06,  wrote:  Benim derdim, para, ev, zihinsel, ruhsal, maddesel, v.s. v.s. v.s. degil ki. Ben bu dunyanin bana gore olmadigini,(is yasami, insanlar, cikar iliskileri, sevgi gosterisleri, kosan insanlar, duran insanlar, v.b. vb. vs...) dusunuyorum. Ben kendimle, ama sadece kendimle kalmak, kendimi anliyor olmanin tadina varmak, yasamin gereksiz trafiginden siyrilip kurtulmak istiyorum sadece. Neyse, bu yazmakla bitecek gibi bir konu degil. Aksam gelirsen (ve gelicek bir hafta icinde) anlatirim uzun uzun, ve dinlerim uzun uzun. Ben iyi bir dinleyiciyimdir bu arada:))) ----- Original Message ----- From: Guler Pinarbasi To sent: Tuesday, October 03, 2006 11:51 AM Subject: Bir elimde kibrit, öbüründe kutusu:   neden yapmamalisin, gitmemelisin biliyor musun?   tam da ucuna gelmisken, yapmaya hakkin yok, gitmeye bir yere... Aynen senin yazdigin gibi, gectigimiz 1 yili geckin sure icinde bende aynisini yaptim:   "... arkadaslarimdan, ailemden, hedeflerimden, planlarimdan, hayallerimden, gecmisimden, herseyden gitmistim iste. Ara vermistim yasama, soluk alip vermek disinda. Ara vermistim ve seyretmistim yasami, yasananlari, insanlari, olaylari, kaybedenleri, kazananlari, cabalayanlari, vazgecenleri oyle bir zaman. Sonra bir sey olmustu, bir sey, yeniden asilip yasama, sIKILIP kenarda durmaktan yeniden dalip tam ortasina, yeni bir yasam yaratmistim kendime sifirdan..." benim yonumde ise bir seyin olma zamani SIMDI... evet SIMDI! tam bir yil once abim gitti. gecen yil bugundu o gun... "Pes" ... Devamı