İnsanların krizleri ekonomilerinde mi yoksa zihinlerinde mi? diy

2009-06-23 09:56:00

"Eğer İsa'nın yaşamının trajedisinin çarmıhta son bulduğunu, Mesih yaşamının mutluluğunun yeniden dirilişle birlikte başladığını ve her yaşamın hedefinin çarmıh değil, yeniden diriliş olması gerektiğini bir görebilseydiniz!.." 99'dan... Yıllar önce okuduğum bir satırı daha sonraki farkındalık bilincimle yeniden okuduğumda yeni algımın bana taşıdığı bilgi gözlerimi faltaşı gibi açıyor. Bu konuya muhakkak gireceğim. Yukarıdaki satırları okuduğumda içimde uyanan öngörüyü paylaşmadan önce sizde de bir şey uyandırır mı diye önceden paylaşmak istedim Sevgili. Üzerine belki düşünür, paylaşırsınız benimle... Bu hafta BİZ'de neler var?  Hipnoz konusunda sohbete ve bireysel danışmanlıklara devam ediyoruz. Benim için önemli olan bu bilgiyi doğru bilmekte ve hayata almakta, geçmişin gereksiz valizlerini bırakmakta fayda var. NLP ve Yaşam Koçluğu hakkında da tüm sorularınızın doğru cevapları bizde. Yani Kırmızı'da...  (Fazla iddialı bir reklam oldu sanki :) Ne öğrenmek istiyorsanız sorabilirsiniz? 23 Haziran saat 19.00 da başlayacak olan 'NLP ve Koçluk' eğitiminin ilk akşamı bunun için çok uygun. Bana ve hatta tüm ekibimize sorularınızla öğretecekleriniz için şimdiden teşekkürler...  (www.kirmizidanismanlik.com.tr) İnsanların krizleri ekonomilerinde mi yoksa zihinlerinde mi? diye düşünür oldum son zamanlar.. Bu konuda da ne düşünüyorsunuz acaba, çok merak etmekteyim...   Geçen ay uzun yıldır kurduğum bir hayali gerçekleştirmek için ne kadar zaman geçirdiğimi görünce şaşırdım. Zaman meğerse ŞİMDİ imiş. Bana 15 gün izin verin de hayalimi gidip bir gerçekleştireyim ve sonrasında ballandıra ballandıra anlatayım... Benim bu hafta akşamlarım dolu Sevgili, bir sonraki haftam da... Devamı

İstikrarsız Dünyada İstikrarlı Zihin Nasıl Yaratılır?

2009-06-16 22:13:00

istikrarsız bir dünyada, 'Dünya istikrarsız' ama benim zihnim istikrarlı.. Nasıl mı?13 Haziran’09 Cumartesi günü ülkemizde yıllardır hizmet veren Brahma Kumaris’in misafirlerinden Dadi Gülizar’ı dinlemeye gittim. Tüm program alternatiflerimden bunu seçmemin amacı 82 yıldır bu dünyada olan Dadi Gülizar’ın 72 yıldır bilinçli zihniyle fark yaşadığı insan laboratuarındaki damıtılmış bilimsel yaşam deneyimlerini alabilmekti.  Ve aldım!  Buluşma şu sözcüklerle başladı:  “Kişiler gün, ay, yıl içinde çok dönemden geçerler. Bu yaşam ustamız da 82 yıldır bu deneyimin içinde…” Bu şimdi anlatacağım konuya bir Sevgili. Bu akşam paylaşılan, görsel, işitsel ve hissel aldığım tadın tadını çıkarıp, damıtılmış bilgileri sizinle paylaşmadan önce şimdi daha da öncesine gidiyorum… 12 Haziran Cuma akşamına… Hipnoz konusundaki tanıtım akşamımıza… Oldukça güzel bir katılımcı grupla, oldukça anlamlı bir paylaşım yaşadık. Kırmızı Danışmanlık’ın kurucusu Sevgili Kazım Yurdakul’da bilgisiyle misafirim oldu bu akşam. Tanıdığım tüm farkındalık yöntemleri içinde en çok kullanmaktan zevk aldığım ‘Hipnoterapi’ uygulaması hakkında misafirlerimizi bilimsel ve yaşam deneyimlerimizle dağarcığımızda ne varsa paylaştık birlikte. Teşekkür ederim katkılarına. Uzman psikologun benim 1995 yılından beri ilgilendiğim konulara nasıl baktığını hep merak etmişimdir. Hem fikir olmamıza da sevindim. Eğitimlerde birlikte olduğumuz, psikiyatristler, diğer tıp dallarının uzmanları, diğer sağlık bölümü hizmetlileri – pedagog- hemşire vb… Bu faydalı terapi yöntemine benim kadar ilgili olmalarıyla bir ön hem fikirlik vermişti zaten. Bir daha oldu. Bu tadı damağımızda kalan teorik ve pratik uygulamal... Devamı

"Yaşamak, insan İç Sesi'ni dinlemeyi reddedene dek zor bir ş

2009-06-16 22:11:00

"Yaşamak, insan İç Sesi'ni dinlemeyi reddedene dek zor bir şey değildi. İnsan yeniden doğup o İç Sesi dinlemeyi öğrendiğinde geçimini sağlamak için çalışıp, çabalamayı bırakacak, sadece yaratmanın mutluluğu için çalışacaktır. O yaratmanın mutluluğu içine girecek ve Rabbin Yasası ya da Allah'ın Sözü ile yaratacaktır! O'nun sözü ile özünü keşfetmiş insanın herşeyi seven ve herşeyi saran özü- esası üzerinde hareket edebileceğini ve zihninde tuttuğu her ideali tezahür ettirebileceğini görecektir..."  100'de... SEÇİM BİZİM! Kendimi gösteriye çıkacakmış gibi heyecanlı hissediyorum şimdi. Acaba diyorum dün yazdigim mektupla kimleri kızdırdım, kimleri dürttüm, kimlere "saçmalamış" dedirttim, kimler başlığından ürküp mektubun içini açıp enerjisini almadan, okumadan sildi, gitti, kimler okudu, kimler üzerine düşündü, kimlere yaşamındaki eşzamanlı olaylar hakkında bilgi götürdü de kimler sorguladi bir daha hayatını?  "Haydi Güler" dedim, "ol bakalım şimdi kanser, hadi bakalım kolay gelsin!"  Çok basit biliyor musun kanser olmak Sevgili. Hele ki şu içinde bulunduğumuz dünyada. Yediklerimiz, içtiklerimiz, iyi olalım diye kullandığımız, güzel olalım diye, lezzet alalım diye içtiğimiz herşey de bir miktar kansorejen maddelerle böyle düşünmeye bile gerek kalmadan kanser edebiliriz kendimizi. Diyelim olmadık, yaşamı algılayış biçimimiz bilgeliğe girmediyse henüz, düşüncelerimizi her ne hal içinde olursak olalım olumlu da tutma alışkanlığımızı geliştiremediysek alın size en ala olma yöntemi! Kanser en bilindik hastalık etiketi diye aldım ve diğer hastalıklar işte! Benim hayatım uzun zamanlar hastalığa kapalıydı ya, son zamanlar da bir ka&cc... Devamı

Yarın Kanser olacağım izninizle, o korkunun içinden geçip gidece

2009-06-16 21:58:00

Bugün garip bir rüya gördüm... Rüyamda yaşıyordum ama ölmek isteğindeydim. sabah ölüm- doğum, kısaca yaşam hakkında içimden gelip gidenleripaylaşmak istedim...Ölüm var mı? (sorusunun bana göre cevabı)Geçen gün mail kutuma böyle bir iç döküş geldi. Haftanın bütün günlerindeyaptıklarınızın ve düşündüklerinizin aynılığını düşününce yaşadığınızı mıdüşünüyorsunuz? minvalde bir mektup... "Ölümü beklemeye gerek yok, siz buaynılık içinde yaşadığını sanan bir ölüsünüz zaten!" diye de bitiriyorSevgili Cenk. Cümleler aynı değil belki, ben buraya anladığımı taşıdım.Doğum- Ölüm, kısaca yaşamla içiçe olan ben, bu konuda uzun zamandır güzelkafamı yordum diyebilirim. Okudum, yazdım, düşündüm, sordum, ölüm anındaölenle birlikte oldum, öldükten sonra 'seviyorum' diye ruha yapışanlarlaçalıştım. Ölüm zamanı gelip ölemeyenlerle çalıştım, ölmesi gerekmediğihalde ölüm korkusuyla kendini bir an önce öldürenlerle, ölümden vazgeçipyaşamı seçenlerle... Bu karşılaşmalarla kısacası herkesi ait olduğu yeregöndermeyi iş edindim diyebilirim!:Bilenler bilir, daha önceleri yazmıştım, blogumda halen var. Benimhayattan 'Bir anahtar' talebim vardı ve bir süre sonra yolda yürürken ucukırık bir anahtar bulmuştum. "Git tamamlan da gel!" dedim anahtarı mazgalaattım. Aradan az zaman geçti ve anahtarın bu sefer diğer eksik kısmınıbuldum bu sefer. "Böyleişime yaramıyorsunuz, lütfen birleşin de gelin!" dediğimde ise o zamanlarihtiyacım olan mekanın anahtarı 'Bütün' şeklinde elime sevgiyleverilmişti. İlginç bir farkındalık süreciydi hikaye daha da devam etti.Neyse zaman geçti elimden bir ... Devamı

P.S. I LOVE YOU ( Sevgili'ye, sabah sabah aşkımı satırlara d

2009-04-22 12:51:00

body,table,td,tr,p,input {font-family: Verdana, Arial, Helvetica, Sans-Serif; font-size: 11px} hr {height: 1px} <!-- .mlescript {BORDER: dotted 1pt #800000; COLOR: blue; FONT-FAMILY: Courier New; FONT-SIZE: 9pt; OVERFLOW-X: visible; OVERFLOW-Y: visible; OVERFLOW: visible; HEIGHT:20px; WIDTH:80px;} --> Sevgili Jeffrey Dean Morgan'cum,   Doğum gününü kutlar, farkındalık dolu mutlu 'an'lar dilerim...   Ben senin varlığını P.S. I LOVE YOU filminde farkettim. Bir yere kadar güzel kadınlarla, güzel adamların olduğu, güzel bir aşk filmi iken en son sahnede senin gözlerinden Aşk'ı gördüm ve ne diyim bilmem ki, sana aşık oldum. Ammaaa ne aşk!.. Yani o son kareye kadar sıradan bir film iken seyrettiğim, sonradan dondurup, o anı yakalayıp,  tekrar tekrar seyrettiğim bir kare dolusu aşk!..   Aşkı gözlerinden bu kadar güzel ifade eden bakıştı takıldığım.   Bu mektubu sana ingilizce yazamazdım, çünkü bu enerjiyi, içime akan bu duyguyu sana ana dilim Türkçe ile ancak ifade edebilirdim. Belki bu mektubun içindeki enerjiyi sana iletmek isteyen bir gönüllü çıkar da aşkımı, içindeki enerjiyle birlikte sana ingilizce ulaştırmama yardım eder, onu bilemem ama şimdiden o her kimse ona çok çok teşekkür ederim... Ya da ta oralardan biri çıkar da, sana Türkçe okur aşkımı. Olursa bu ona da şimdiden çok teşekkürler. İnan bu satırlar sana Türkçe okunurken bile sen benim ne yazdığımı anlayacaksın, merak etme, kalbini aç, titreşimi hisset!.. Çünkü sevginin tek bir dili var ve onu söze dökmeye de çok gerek yok aslında. Benimkisi uzak kilometrelerde oluşumuzdan dolayı bir çaba...   Sen aşkı gözlerinde gördüğüm güzel bir varlıksın, daha önceden de gördü... Devamı