Güler Pınarbaşı Soruyor: "Ya oldugun şey, sandığından çok fazla

2009-12-20 16:25:00

Istanbul, 15. Aralik 2009 salı, Gerçekten Sevgili, Bana yardım edersen sevinirim. Bir yerde okumuş, not almışım. Ama dün sabaha kadar dilime, kafam takıldı bu soru; "Ya oldugun sey sandigindan cok fazla ise!"... Uzun bir kış gecesinde uyutmadı bu düşünce vallahi!... Dün Amerikali Astrolog Gahl Sasson İstanbul'a gelmiş, gittim. 2005 yılında 3. Göz dergisi için kendisiyle röportaj yapmıştık. Hem "hoş geldin" diyeyim, hem bir adet dergi hediye edeyim, hem de 2010 hakkında yeniden röportaj yapayım istedim. Dergimiz 3. Göz' ü 2010'da çıkartma hedefi koyduk. Biraz yılan hikayesi gibi oldu ama n'apalım? Geç olsun, güç olmasın! Kolay iş değil, kendi yağınızla dergi çıkartmak, hele ki bu zamanda!... Şimdi size dün akşamdan biraz bilgi taşımak istiyorum. Güzel bir paylaşımdı. Gelemeyenler, duyamayanlar, hatta daha farkındalığın 'F'sinden haberdar olmayanlar için özellikle. Konu; İSİMLERİN GÜCÜ idi. Bizi oluşturan, tanımlayan her şey bir titreşim. Gahl; "Siz, isminize kendiniz karar verdiniz" diyor. "Annenize, fısıldadınız. Çünkü annenizle bağlantıdaydınız, dolayısıyla aynı rüya içindeydiniz. Babanızla da!..."Ne yalan söyleyeyim, ilk oğlumun doğumundan sonra ailedeki isim koyma gecesinin benim için krize dönüştüğünü düşününce içime tam oturmadı bu bilgi. Anadolu da her evin evlenen ilk oğlu, ya da tek oğlu, sanki Allah'ın emri; babasının ya da anasının adını koymak zorunda çocuğuna. Adına saygı, gelenek ne denirse densin bence çok yanlış bir uygulama... Hala da uygulanıyor ne yazık ki! Örneğin, ölmüş birinin ismi verilmişse size; olası veya olacak travmalarınız için şimdiden geçmiş olsun diyordum! Meğerse bunun da bir anlamı varmış. Elimizde değil, bebek kendisi seçiyormuş. Neden? Çünkü isminizle yaşamda bağlantı kuruyorsunuz, bu yüzden isim gerçekten çok önemli. Dolayısıyla ismimiz sadece kim olduğumuzu değil, nereden geldiğimizi de söylüyor. Eğer mümkünse ismimizin nereden geldiğini araştırmamızı öneren Gahl, hayatım... Devamı

2008-12-31 13:05:00

Devamı

2009 bütün sayilari topla 11, bi daha topla 2: İşbirliğimiz kutl

2008-12-31 11:47:00

Merhaba Sevgili,Geçen yıl bu zamanlar bir kırtasiyedeydim, Antalya'da sevgili Gonca ile. En güzelinden bir defter alacaktım kendime, beğendim de. Pahalı bir şey, görenler zevkime hayran kalıyor. Defterler çok önemlidir benim için. Hem de hipnoz eğitimimde "Doğum ve Ölüm Çizgisi" nde yürüdükten sonra daha da bir önem kazandı. Her yıl yeni bir defter alıyorum, hayatımı yazıyorum. Biraz 'el' attım da duruma... Bu yılın harika defterini de harika arkadaşım Sevtap hediye etti... Heyecanlıyım yazmaya, Nar var üstünde.. Hem 1 tane, hem de 1000... Öz aynı Öz, Bolluk işte!..  ...  Geçen hafta sonu Sevgili Petek Kitamura'nın yılbaşı yemeğine katılmak için yola çıktım. Yola çıkmak için iyi bir zaman değildi, gökyüzü kanalın kapısını açmış da, heryer suyla yıkanıyor. Böylesi büyük temizlik zamanlarında yola çıkmam pek, ama belirli zaman aralığında olduğu için zamanında yetişeyim diye çıktım yola. Yol işte ne zaman açılacağı belli değil, ama YOLA ÇIKMAK önemli... Ben de çıktım işte... ... Kadıköy'deyim. Dolmuşa bindim... İstikamet Şişli, ama önümüze gelen dolmuş hemen doluyor, ben de doluşanlar arasındayım. Taksim'e gidiyormuş. Küçük bir karar anı; "Acaba; insem mi, gitsem mi? Karar veremiyorum, soruyorum... Şöför de bakıyor, gözleriyle soruyor; "Var mısın, yok musun?", "Varım!"... diyorum...  Yanımda genç bir adam oturuyor, bana Taksim'den metroyla dört dakikada Esentepe'de olacağımı söylüyor. Dört durak, dört dakika. Yollar hariç ama. İçimde bir şey inat ediyor. Ben de "Beşiktaş'ta iner, taksiyle Esentepe'ye uçarım" diye geçiriyorum, geç kalmışım çünkü... (Şeytanın Avukatı iş başında i&ccedi... Devamı

ben bu bayram kurban olma bilincimi kurban ediyorum Allah'a.

2008-12-10 23:48:00

( asagidaki mektubumu bir sevgilinin bayram iletisine cevap yazdim, sonra icimden kendiliginden dokulen bu duygularimi bu yilin bayram kutlamasini tam anlatamadigim icin sorgulayan, ozel adresimde kizan tum sevgililere ozur niyetine paylasmak istedim.sevgiyle... ) ***Babam bedeninden gecis yaptiginda ben 18, abim 20, kiz kardesim de 14 yasindayken annem de 38 yasindaydi... Temsilen bayram degildi o gun ama babam bir bilincsizligin kurbaniydi...Kurban bayrami deyince benim de aklima nedense hep babam gelir: Sabahtan hazirlanip camiye gidisi, kurban kesme ritueline hazirlanisi, kesise destek verisi, paylari bir bir ayirisi, dagitilacak ev sahiplerini dusunusu; bizim tum bu surecler icinde annemle birlikte evi temizleyis, ozenle sofrayi hazirlayisimiz ve bu surede oruc halinde olusumuz gelir... sonra buyukleri ziyaretler, kucuklerin bize ziyaretleri... sonra o paylarin dagitilisi bir bir... Biz paylari dagitirken zengin fakir diye ayirmazdik... bizim anlayisimizda zengin - fakir yoktu; payin paylasimi vardi. Bak SIMDI yazarken farkettim. "sunlar fakir, sunlara verelim" diye bir cumle duymadim hic evimizde... Hepimiz zengindik cunku bir sekilde :) Ben cok severdim kurban bayramlarini... Hayvanlari da cok severdim, kesilirken uzulsem de, -ki gormezdik hic - ne yalan diyim etlerini yemeyi de severdim... SIMDI, sanki bir seyler degisti, yok, yok! cok seyler degisti... Bayram kismi tatillere dondu ya, hayvanlarin kesilmesinin anlami yitti, gitti bende de... Eger bir seyler degisebiliyorsa, daha da degisebilir dusundum... Hala da Allah degisimi sever diye dusunuyorum, ondan degil midir kendi uzerimizde hucre hucre her an cabamiz?Hayvanlari seviyordum, simdi de seviyorum, etlerini yemeyi ? hmmm... ne yalan diyim yemiyorum fakat tadini hala seviyorum... ama artik bu bayram da kurban edecek baska seyler bulalim istiyorum... cunku belki eskiden yoktu, ama simdi -saydirmayin bana- bir daha hayatlarimizda gormek istemedigimiz pek cok sey var! onlari kurban edelim... Ben ettim i... Devamı

Para Parayı nasıl çeker? Deney - 1-

2008-09-23 18:40:00

BU FIRSATI KACIRMAYIN Uzun zamandir "Para Sevgisi" konusunda sessizdim farkettiniz mi? Paranın da Sevgiye ihtiyacını nalatmaya çalışmış, kitlesel korkular altında ezilmiştim. Ama ölmedim! Her seyin bir yeri ve zamani var. O zaman ŞİMDİ: Bundan sonra bugüne kadar PARA hakkinda gördüklerimi, farkettiklerimi paylasacagim, hem de SEVGİYLE :) her şekilde... Bugün bir ilan geldi farkindaligima: OKAZYON BIR GAYRIMENKUL7350m2 arazi içersinde, 450 m2'den 2 adet villa imarli,20 araclik kapalı, 40 araçlık açık otopark, etrafı çevrili h: 2 m (ferforjeli)Güvenlik için Kamera sistemi, yüzme havuzu , 160 tonluk su deposuBahçe yapılı ağaçlar yurt dışından gelmiş, Çamlıca tepesinde 25 milyon dolar eden bu yeri sahibi ŞİMDİ  7,5 milyon dolara veriliyormuş. "Ahhh dedim ne kadar çok indirim yapmış sahibisi". Meğerse fena sıkışmış paraya da ondanmış. Son yıllarda yaptığım farkındalık gezilerim sürecinde görmüştüm. Kırık dökük gecekondudan en lüks evlerde yaptığım konaklamalarda rastladığım konuşmalar aynıydı; sıkışıklık hep, hep, hep... vardı, değişik olan sadece sebepler ve rakamlardı. Farkedilmeyen ve bu yüzden çözülemeyen sebepler... Neyse konuyu fazla dallandırıp budaklandırmayım, ihtiyacı olan yukarıdaki emanetçi mal sahibinin bekçisi olduğu mülkü alsın ondan. Mülk değeri mecburiyetten düşmüş olsa da, alıcı bu durumu anlamış olsun ve istenilenden %10 fazlasını sevgiyle ödesin. Allah her ikisinin de işlerine kolaylık versin. Bir sıkışıklık çözümü bin sıkışıklığı açar bilirsiniz!...  Paranın ve imanın nerede olduğu bilinmiyor ya, ikisi de bizde bol bol var maşallah.  Fiziksel de görmek için talep ediyoruz işte her şekilde :) Sevgiyle,-- icimdeki oz, ici... Devamı